Planlı Eskitme

Son yıllarda sıkça duyulmakta olan planlı eskitmekavramının varlığı henüz tam olarak kanıtlanmasa da, bazı tüketim ürünlerinin yenileri piyasaya çıktığında kullanılmakta olan eski sürümler, adeta kullanıcılarının elinde kalıyor ve iflah olmaz biçimde bozularak çeşitli arızalar çıkarıyor. Tüketici destek çevreleri ve endüstri mühendisliği konularıyla ilgilenen kesimler planlı eskitme için çok anlamlı, kısa ve bir o kadar da akademik sayılabilecek tanım üzerinde anlaşmış görünüyorlar. Bu tanım, “üreticilerin bilinçli ve kasıtlı şekilde tüketime sundukları ürünlerinin, ömürleri bakımından daha kısa ve de dayanıksız olarak tasarlanması şeklindeki pazarlama tekniği” olarak dile getirilmektedir.

Bu şekilde bir pazarlama tekniği ve üretim hareketinin, tesadüf sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. ABD ekonomik olarak bazı dönemlerde büyük sıkıntılar ile karşılaşmış ve bu sıkıntıları atlatırken, ülke ekonomisinde ciddi söz sahibi kartellerin talep artışına yol açması adına ortaya çıkardıkları fikir, başarılı olmuştu. Daha fazla kazanarak daha fazla iş yeri ve fabrikalar kurup, sıkıntılı dönemlerde daha fazla istihdam yaratarak, ciddi ekonomik iyileşmeler elde edildi. Bu noktada planlı eskitme kavramının ilk tecrübe edildiği kartel sektör, ampul üreticileri olarak bilinir. Dünya 20.yy içerisindeyken en önemli ampul üreticileri ürettikleri ürünlerin dayanıklılık ve ömür sürelerini kısaltmak için çaba göstererek, bu konuda başarılı oldular. En bilinen “Planned obsolescence” hareketi yani planlı eskitme operasyonu, 2500 saat çalışma ömrü kalitesindeki ampullerin, 1000 saat gibi önemli ölçüde daha az dayanan ürünler olarak imalatına başlanmış olduğudur.

Aradan geçen zamanda ABD’yi ve ekonomik ortaklıkları gereği, birçok ülkeyi sarsan büyük buhran döneminde de benzer biçimde dayanıksız ürün üretimi ve taleplere cevap verebilmek adına istihdam artışı yaratan üretim ve tüketim modelleri geliştirilmiş, hatta bu pazarlama sisteminin yasallaştırılması için birçok girişimde bulunulmuştur. Ta ki, savaş sonuna kadar önemli bir pazar payı oluşturmuş ve neredeyse tüm dünyada aynı kalitede piyasaya sürülen naylon çorap ve yan ürünleri, dayanırlıklarından ciddi ödünler vererek, tekrar piyasaya sürülmeye başlamıştır. Firma sahipleri mühendislerine yüksek kalitede ancak bir yıkama ya da darbede kullanılmayacak hale gelen çorapların tasarlanması üretimi için baskı ve adeta ücret dışında rüşvet gibi ödemeler verirdi. Yetiştirilen yeni nesil uzman kadrolar ve mühendisler, planlı eskitme konusunda daha bilgili ve bu pazarlama ve üretim politikasına uyumlu konular ile eğitilmeye başlamıştı.

Planlı Eskitme Nedir – Ticari Devrim

2000’li yıllarda insan hakları, tüketici hakları ve rekabet kanunları gibi tüketiciyi insan ve ekonomik birey olarak koruyan yasal düzenlemeler ile planlı eskitme yeniden gündeme gelmeye başladı. Günümüzde Youtube ile tüm dünyada tanınır biri haline gelen Casey Neistat, ünlü bir firmanın ilk nesil olarak piyasaya sürdüğü mobil müzik dinleme aygıtının pil sorunuyla ilgili firmaya açtığı davayı kazandığı ve firmanın üretiminde yeni nesil seçenekler sunmasına sebep olmuştu. Bozulan cihaza sabit olarak piyasaya sürülen aygıtın pili, tamir olanağı olmadığı için kendisine yeni bir başka ürünün daha uygun fiyatla satılmasını teklif eden firmaya karşı, dünya çapında yankılanan bir dava olarak hafızalarda yer almaktadır. Yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler işte bu gibi sorunlar ile bir daha karşılaşılmaması adına geliştirilerek, ekonomik bireylere hukuki destek olarak kullanılmaktadır.

Modern pazarlama stratejileri ve politikaları da bu gibi sorunlar ile karşılaşmamak adına, kendilerini savunan seçenekler yaratmaya devam ediyor. Bazı önemli yazarların fikirsel bilgileri ışığında planlı eskitme artık iki farklı yolda ilerlemekte ve bu yollar eninde sonunda bir araya gelerek, tüketicilerin ceplerine girmektedir. Birincisi ve en bilineni, dayanıksız kaliteli ürünler ya da garanti süreleri ile sınırlı fiziksel ömürdür. Yani fonksiyonların eskitilmesi olarak kısaca tanımlanan planlı eskitme. İkincisi ise markaların yeterli tecrübe ve teknolojiye sahip olmalarına rağmen, her seri üretimde yeni ürünün bir öncekine göre daha iyi olduğu kanısının yaratılmasıdır. Bununda kısaca isteklerin eskitilmesi gibi bir tanımı olabilmektedir. Bu durum sadece psikolojik olarak kasıtlı biçimde tüketicilere yansıtılan bir durumdur. Eski dönemlere göre daha fazla tüketicinin dünya üzerinde var olduğu ve de daha fazla tüketim ürünün olduğu konusu, bireylerin planlı eskitme’den korunması ya da kurtulmasını zorlaştıran en büyük etkidir. Bilgisayar, cep telefonu, beyaz eşya, televizyon, giyim, mobilya ve hatta otomotiv sektöründe bile kullanıcılara fark ettirilmeden “Planned obsolescence” politikası uygulanmaktadır. Bir düşünün; teknoloji gelişimi ve üretiminde öncü firmaların belki 10 yıllık stratejik planları doğrultusunda geliştirdikleri eşsiz ürünleri, oldukça önceden tasarlayarak ekonomik eksikliklerini tamamladıkça en düşük seviyeden piyasaya sürdükleri ve periyodik olarak hemen her ürünlerinin bir yeni nesil sürümünün sırada beklediğini. İşte tam burada bir önceki ürüne kavuşma hayalini yaşayan ekonomik birey sahip olduğu teknolojinin yenisi çıktığında planlı eskitme kurbanı olarak, yeni ürüne doğru ekonomik bir yol kat etmeye başlar.

Planlı Eskitmenin Tarihi

Dünya ekonomik düzeni bu biçimde ilerlerken, gelişmiş ekonomilerde planlı eskitme sonucu ekonomik bireyler, yeni teknolojiye sahip olmak için kredi ve benzer çeşitli borçlanma yolarına girerek, yine kartel firmalara para kazandırıyor, dünyayı eskiyen ya da psikolojik olarak eskidiğine inandırıldıkları ürünlerini, ücretsiz biçimde dünyanın ekosistemine terk ederek kirlilik yaratıyorlar. Yine bu hurda olarak bilinen terk edilmiş ya da planlı eskitme politikası olarak kullanıcılara çeşitli pazarlama teknikleri ile yeni ürün verip eskisini alan karteller, en ucuz ve en karlı geri dönüşümü sağladıkları konusunda, ekonomik bireylerin yüreklerine su serpiyorlar. Ancak, gerçekte durum böyle mi acaba? Afrika’da özellikle Gana, tam anlamıyla bir batarya çöplüğü olarak bilinir ve bataryaların üreticisi olan firma, geri dönüşüm olanakları doğrultusunda olay ve çöp ile ilgisinin olmadığını savunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name *